Ayvacık’ta sakinlik ve huzur; Kayalar Köyü

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Kayalar Köyü, çam ve zeytin ağaçlarının içinde mükemmel manzarası ve sakinliğiyle şehrin keşmekeşinden uzak tam bir doğa hayatı sunuyor.

Panoramik manzara harika

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin kıyı bölgelerinde birbirinden güzel köyler var. Birçok köy son yıllarda keşif tutkunları tarafından ortayı çıkarılırken, kimi köy kapitalizmin eline düştü. Sayfamdaki Adatepe ve Yeşilyurt köyleri için ‘köy’ olarak kalabilmiş desek de zamanla bunu yitirecekleri ve ticarethaneye dönecekleri çok açık.

Biz gelelim, Kazdağlarının eteklerindeki bilinirliliği az olan Kayalar Köyü’ne…

BAKİR BİR GÜZELLİK KAYALAR

Oksijen deposu Kazdağları eteklerindeki Adatepe ve Yeşilyurt köyleri gibi popüler değil, bakir bir güzellik Kayalar… Zeytin ve çam ağaçlarının arasında sessizlik, sakinlik ve huzuru sunuyor. Müthiş Edremit Körfezi, Ayvalık, Midilli manzaralı.

Köyün sakinleri ise misafirperver, konuşmaya hasret. Biz fotoğraf çekerken ‘acaba yaşlılarımız fotoğraf çekmemize kızar mı?’ diye aklımızdan geçiriyorduk ki iki yaşlı teyzemizin bize seslendiğini duyduk. Taburalarını evinin önüne atıp sohbet ediyorlardı. İkisi de yalnız yaşıyormuş. Oğulları Çanakkale’de olsa da ev yaptırmışlar köyde. Sık sık gelip gidiyorlarmış. Köyün yabancılaşmasından dert yanıyorlar. Evlerin, arsaların, tarlaların satılmasını istemiyorlar. Otel dolacak olmasından da korkuyorlar. Köyde şu anda en hakim tepede aktif olarak çalışan bir otel var. Bunun dışında birkaç otelin de yapım aşamasında olduğunu gözlemledik. Köyün yakında Adatepe ve Yeşilyurt köyleri gibi turistik ziyaretlere açık hale geleceği belli.

KAYALAR KÖYÜ’NÜN TARİHÇESİ

Tarihinden söz edelim şimdi. Köyün kuruluşu ise binli yılların başına dayanıyor. Anadolu’ya yerleşen Türkler köylerini de kurarken, komutan ve denizci Çaka Bey, Ege kıyıları ve adalara hakimdi. Çaka Bey, Oğuzların Kayı Boyunun bir kolunu, gemilerle eski adı Kayılar olup, zamanla Kayalar olan köyün kıyısından karaya çıkarmış. Aşiret buradan üç kola ayrılıp, Yalı kolu bugünkü Kayalar köyünü oluşturmuş. Yerleşik düzene geçerek hayvancılık ve çiftçiliğe başlamışlar. Köyün en büyük kaynağı zeytin, sebze ve meyve üretimi. Bölgede zeytin ve zeytinyağı meşhur. Köyde neredeyse herkesin dededen kalma zeytin tarlaları var. Mutfak da bu ürünlerden oluşuyor.

Köyün en hakim tepesine kurulu Kayalar Terrace Butik Otel’in manzarası müthiş. Bu manzarada bir şeyler yemek veya yudumlamak insanı mutlu ediyor. Özellikle yaz aylarının akşamlarında serinliği hayat veriyor. Birkaç otel çalışması daha sürüyor. Özellikle İstanbul’dan gelenler kafa dinlemek için satın aldıkları evleri restore ederek taş ev haline getirmiş.

Köyün sokaklarında sessizlik hakim. Nüfus kışın 200 yazın ise 300’ü bulurken evlerin fiyatları ise 1’den 5 milyona kadar çıkıyor.

Köyün yaşlıları, köyün simgesi durumunda adeta. Müthiş manzaraya sahip kahvehanede huzur içinde altın yıllarını yaşıyorlar.

Necdet abi de köyün sakinlerinden. Biz fotoğraf ve video çekimi yaparken yakaladı bizi. Hemen misafirliğini ortaya koydu. Siyah incir topladı bize. Afiyetle yedik. ‘Al evin anahtarını gel kal istediğin kadar’ diyor. Doğma büyüme bu köydenmiş. Dededen kalma zeytin bahçeleri varmış. Zeytin ve zeytin yağı üretiyor ve satıyor. ‘Köyümüz kazdağlarının temiz havasına sahip güzel yağış alıyor. Çok bereketli diyor’ siyah incir topluyor bize, bir de antep fıstığı ağacını gösteriyor. ‘Köyde çok güzel yetişiyor. Kilolarca toplayıp hem kendimiz tüketiyoruz hem de satıyoruz’ diyor. Biz de köye gittiğimizde 2 saate yakın bardaktan boşalırcasına yağmur yağdı. Temmuz ayının son günlerinde çok iyi geldi bize Kayalar köyü. Sokaklarında adımlamak, nefes almak, sohbet etmek… İnşallah yeniden yolumuz düşer, biz çok sevdik bu köyü.

Bir cevap yazın