Adı üstünde; Şirince

Şirince Köyü, İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı bir mahalledir. İzmir’in Büyükşehir olması nedeniyle resmiyette mahalle olsa da o hala şirin mi şirin bir köydür.

İzmir’in Selçuklu ilçesine bağlı bir mahalle olan Şirince Köyü, geleneksel evleri ve zeytin bahçeleriyle Ege’nin gözde köylerinden… Gözde diyoruz çünkü keşfedilmesinin ardından turistik bir köy konumuna bürünmüş durumda. Biz de Ege’nin altını zeytin ağaçlarının arasından ilerleyerek vardık Şirince’ye… Yol üzerinde mandalina bahçeleri var. Sepeti kolunuza takarak kendi elinizle mandalina toplamayı unutmayın diyerek çevirelim yüzümüzü Şirince’ye…

Özellikle 2012 yılında tüm Türkiye hatta dünya öğrendi Şirince köyünü. Kıyamet senaryoları ile gündeme gelen Şirince, bir takım kişilerin Maya takvimine dayanan inanışları çerçevesinde, kıyametten yeryüzünde sadece Şirince ile Fransa’nın güneyindeki Bugarach köyünün etkilenmeyeceğini düşünüyordu. O günlerde Şirince doldu taştı ancak ne kıyamet koptu ne de yeryüzünde yalnızca Şirince kaldı.

Şirince o günlerde yüzlerce insanı misafir etmişti. Gazeteciler köye konuşlanmış ve kıyamet kopacağı gün bekleniyordu. Tabi ki de kıyameti kimse bilemezdi, öyle de oldu. Bekleyenler sıradan bir Şirince günü yaşayarak evlerine döndü.

2012’den bu günlere uzanan Şirince popülaritesi her geçen gün arttı. Yolumun düştüğü 2015 yılında Şirince’de yerli ve özellikle uzak doğulu turistleri gözlemledim.

Şirince evleri nizamı ve zarifliğiyle dikkat çekiyor. Evler Rumların inşa ettiği, yaşadığı ve Türkiye’ye miras bıraktığı kendine özgü evler. Bugün Şirince’yi Şirince yapan en büyük etken. Zaten Türkiye’de popüler olan Ege köylerinin hepsinin ortak özelliği Rum evlerinden oluşması.

Aralık ayında gezdiğimiz Şirince köyü kış aylarını yaşıyordu ama güneş yüzünü göstermişti o gün. İlk lezzetli bir Şirince kahvaltısıyla başlıyorsunuz köyü tanımaya. Köyde üretilen kahvaltılıklar donatıyor masayı. Ekmek elbetteki köy ekmeği. Yumurta, peynir, zeytin vs hepsi köye ait. Köydeki Rum evlerinin bacalarından tüten duman köye ayrı bir hikaye katıyordu gözümde. Büyük şehirlerden bıkmışlık, köye yaşamına çekiyordu insanı.  Şirince’de bu duyguları yaşattı bize. Bu arada kahvaltılık fiyat bilgisini de paylaşmış olayım. Serpme kahvaltı. Kişi başı 20-25 TL gibi rakamlar ödüyorsunuz.

Kahvaltı sonrası yapacak tek şey sokak sokak, adım adım tüm şirinliğiyle sizi bekleyen Şirince köyünü gezmek olacak tabi ki. Yüzyıllık evlere dokunabilir, bol bol fotoğraf çekinebilir, köylülerle muhabbet edebilir, yeniden restore edilerek tarihi dokusuna kavuşturulan evleri inceleyebilirsiniz.

Şirince’nin şirin Rum evleri ile ilgili bir bilgiyi de paylaşmış olayım. Şirince geleneksel evleri alt alta öyle bir sıralanmış ki hiçbir ev diğerinin manzarasını kapatmıyormuş. Onlar evlerinin pencerelerinden manzarayı seyrederken, siz de köyün karşısına geçip evlerin manzarasını seyredebilirsiniz.

Şirince tüm şirinliğiyle sizi bekliyor. Başta yazdığımı sonda da hatırlatayım. Çünkü ben hayatımda ilk kez mandalina bahçesine daldım ve topladım. Siz de mis gibi kokan bahçeye kolunuza taktığınız sepetle dalın hem yiyin hem de toplayın. Bahçe sahibi olmasa dahi kapı açık sepetler orada asılı, toplayın ama parasını bırakın:) Sonra Şirince’ye veda edin…

Bir cevap yazın